Yılda 20 Milyar İçecek Ambalajı Geri Dönüştülecek

2023 sonuna kadar Türkiye’deki tüm il ve ilçelerde kurulacak depozito iade noktaları ile yılda 20 milyar adet içecek ambalajının geri dönüştürülmesi ve ekonomiye 5 milyar liralık kazanç sağlanması hedefleniyor.

Ambalajların geri getirilmesi esasına dayanan Depozito Yönetim Sistemi, belirli bir bedelle piyasaya sunulan ürünlerin tüketim sonrasında depozito ücretinin geri ödenmesi ile etkin çalışmakta.Çalışmaları Türkiye Çevre Ajansı ile yürütülen uygulamayla Türkiye’de cam, platik, alüminyum gibi yıllık yaklaşık 20 milyar adet tüketilen içecek ambalajının geri dönüştürülmesi hedefleniyor.

Sistemin aktif olmasıyla 37 bin ton sera gazı salınımının daha az salınması, enerjiden 1,3 milyar kWh ve petrolden 3,6 milyon varil tasarruf edileceği hesaplanıyor.Sistemin ayrıca 20 bin kişiye istihdam sağlayacağı öngörülüyor.Sıfır atık projesi ile uygulanan çalışmalarla 2017’de %13 olan geri dönüşüm oranı %27’ye çıkarken, 2023’te %35’e, 2035’te ise %60’a yükselmesi hedefleniyor.

Proje ile plastik, cam, metal-alüminyum ve karton atıklarının çöpe değil geri dönüşüme gideceğini belirten sektör temsilcileri uygulama ile hem çevrenin hemde sanayicinin kazanacağının altını çizdiler.Projenin başarılı olması halinde her yıl 1,2 milyon ton ilave atığın oluşmasının önüne geçileceği düşünülüyor.

Türkiye’de yıllık 20 milyar adet içecek ambalajının kullanıldığını bunun 9 milyarının pet ambalajlardan oluştuğunu belirten belirten ambalaj sektörü temsilcileri sistem ile yılda 5 milyar liralık katlkının eknomiye sağlanacağını belirttiler.Depozito Yönetim Sistemi ile ilk etapta plastik içeceklerin %70’inin toplanması hedeflenirken sistemin plastik sektöründe geri dönüştürülmüş ham madde tedarik güvenliğini de artırmaya yardımcı olacağını bildirildi.

Plastik sektörüne baktığımızda ham maddenin %85’i ithalat ile karşılanmakta ve bu durum ciddi bir cari açığa neden olmakta.Plastik ambalaj sektöründe Dünya’da 6. Avrupa’da 2. sırada yer alan Türkiye için ham madde tedarik güvenliği oldukça önemli bir konu.Tedarik güvenliğini ülke içinde sağlamamız ham madde tedarik fiyat dalgalanmalarından en az şekilde etkilenmemizi sağlamamızın yanında dışa bağımlı bir yapıyıda ortadan kaldıracaktır.

Karabağlar, Karşıyaka, Buca ve Narlıdere’de İzDönüşüm

Sürdürülebilir bir kent hedefiyle yola çıkan İzmir Büyükşehir Belediyesi, ambalaj atıklarını ayrıştırmak ve yeniden değerlendirilmesini sağlamak için İzDönüşüm tesisisinin açılışını yaptı.Ayrıca kentsel geri dönüşüm alanının temelide 25 Eylül 2022 günü gerçekleşti.

Türkiye’de ilk defa belediye iştiraki ile böyle bir tesis kurulurken tesis belirlenen bölgelerden toplanan atıkların ayrıştırmasını sağlayacak.Proje kapsamında atık toplama araçlarıyla hastane,market,konut,kamu kurumları gibi alanlardan ambalaj atıkları toplanacak.Toplanan atıklar İzdönüşüm tesisinde ayrıştırılacak günlük kapasitesi 420 ton olan ambalaj atığı ayrıştırma parkuru olan tesis geri dönüşüm halkasına büyük katkı sağlayacak.

Proje 800 atık toplama kutusu dağıtılan Karşıyaka, Karabağlar, Buca ve Narlıdere’de başlatıldı. kutu ve araç sayısının artması ile projenin İzmir geneline yayılması planlanıyor.Proje’nin diğer bir boyutu da sokakta hepimizin her gün gördüğü ve zor şartlar altında geçimlerini çöplerden sağlamaya çalışan vatandaşları insanı koşullarda istihdam etmek.İzdönüşüm ile çöplerden geçimini sağlayan vatandaşlar sigortalı, mesai saatleri ve izinlerinin olduğu bir sistemde, hijyenik koşullarda çalışacaklar.

Ambalaj Maliyetleri

İmalata bağımlı ambalaj sektöründe yaşanan maliyet artışları üretici zorlamaya başladı.Son yıllarda Dünya ekonomosinde ve tedarik zincirinde yaşanan düzensizlikler ambalaj sektörünüde olumsuz etkilemeye devam ediyor.Bazı ürünlerin ambalaj maliyetinin ürünün kendi fiyatını geçtiği görülüyor.

Artan girdi maliyetleri hem üreticiyi hemde ürünleri tüketen tüketiciyi zorluyor.Girdi maliyetlerini ürünlerin son satış fiyatına yansıtmak zorunda kalan üreticiler dolaylı olarak raf fiyatlarının artmasına neden oluyor.Bu durumun temelinde hammadde, enerji ve nakliye ücretlerinin artması var şüphesiz bu temel etkenlerdeki artışlar ambalaj ücretlerinede yansımakta.

Pandemi döneminde demir-çelik, plastik ve cam gibi ürünlerin tedariki zorlaşırken birim fiyatlarıda her geçen gün arttı.Bu duruma birde Türk lirasını aşırı değer kaybı eklenince ambalaj maliyetlerindeki fiyat artışı önemli ölçüde arttı.

Üretimin tamamı ithalata bağlı olan ambalaj sektöründe son bir yıldaki fiyat artışı %100’ü buldu.Bu noktada fiyat artışını kabul etsenizde bazı durumlarda hammaddeye ulaşmakta zorluklarda çekebiliyorsunuz.Hammaddeyi bulsanız bu sefer getirtecek konteyner bulamıyorsunuz.Tüm bu gelişmelerde ambalaj ürünlerini aşırı miktarda artırmakta.Sonuçta maliyet son tüketiciye zam olarak yansımakta üretici enflasyonunun %114’e çıktığı şu günlerde fiyat artışlarının devam edeceğini öngörmek hiçte yanlış olmaz.

Özellikle gıda üretimi yapan sanayicilerin ambalaj malitlerindeki artıştan da olumsuz yönde etkilendi.İstanbul Tüccarlar Kulübü’ne göre gıda ürünlerinde ambalaj maliyeti %20’yi buldu.Tüm ticari sektörlere bakıldığında ortalama ambalaj maliyeti %5 civarında iken bugünlerde bu oran bazı sektörlerde ciddi oranda artmış durumda.

Aynı durum kağıt ambalaj tarafında da görülmekte 1 yıl içinde %120 oranında zamlanan kağıt ürünlerinin kullanıldığu sektörler bu maliyetlerini mecburen ürün fiyatlarına yasıtmakta.Bu durumun oluşmasında Ukrayna savaşının ve Türk lirasındaki değer kaybının katkısı büyük.

Tüm sektörler ve tüketiciler için vazgeçilmez bir ürün olan ambalaj 10 yıl önce Türkiye’de 120 dolar civarında tüketilirken bugün 260 dolar civarında Avrupa ve Amerika’daki tüketim ise bizim yaklaşık iki katımız seviyesinde.

Plastik Ambalajlar ve Geri Dönüşüm

Plastik Ambalaj

Genel kanının aksine plastik’te ahşap, kağıt gibi organik bir üründür. İki çok bilinen ve kullanılan çeşidi vardır bunlar termoplastikler ve termosetler. Uzun süreler basınca ve farklı etkilere maruz kalan ham petrol bulunduğu yataklardan çıkarılıp rafinerilerde işlendikten sonra plastik ürünleri olarak kullanımımıza sunulur. Ambalaj malzemesi olarak kullanılan plastikler yoğunluğu, bileşimi gibi kriterlere göre sınıflandırılır.

Plastik Sınıfları

Pet ambalajlar, yağ, meyve suyu, gazlı içecek ambalajı olarak yaygın olarak kullanılmaktadır. Kullanılan bu ambalajların üzerinde 3 oktan oluşan ve üçgen şekliyle sembolize edilen bir geri dönüşüm logosu vardır.

Bu logunun içinde 1 rakamı var ise ambalaj polietilen teraftalat malzemeden üretilmiş demektir. Sembolün ortasındaki rakam ambalajın hangi malzemeden yapıldığını gösterir. Polietilen ambalajlar günlük hayatta hemen her gün karşımıza çıkan ambalajlar olan çöp torbası, motor yağı kabı ve temizlik ürünleri şişelerinde kullanılan plastik çeşididir. Ambalajın üstündeki geri dönüşüm sembolünün üzerinde 2 rakamı varsa malzeme yüksek yoğunluklu polietilen malzemeden imal edilmiştir,sembolün içindeki 4 rakamının anlamı ise ambalajın düşük yoğunluklu polietilen malzemeden imal edildiğini gösterir.

Pvc ambalaj ürünleri, temizlik ürünleri ambalajları, şampuan şişeleri gibi ürünleri kapsamaktadır ve polivinil klorür içermektedir. Sembolün içindeki rakam 3 ise  bu ürünün polivinil klorür malzemeden üretildiğini gösterir. Sembolün içindeki rakam 5 ise bu sınıftaki ambalajlar polipropilen malzemeden üretilmiş demektir. Bu sınıftaki ambalajlar ilaç, ketçap şişeleri ve süt ürünlerinin muhafazasında kullanılmaktadır.

Geri dönüşüm sembolündeki rakam 6 ise kullandığımız ambalaj polistiren malzemeden üretilmiştir. Polistiren içeren ambalajlara örnek olarak fast-food, yumurta kabları gibi muhafazaları gösterebiliriz. Polikarbonat ambalajlar ise oldukça dayanıklı bir platik türü olup uzun süreler güvende kullanılabilir. Bu tür ambalaja en iyi örnek damacanaları gösterebiliriz.

Evimizde yada şirketlerin üretimde kullandığı platik ambalajların bir standardı vardır ve bu standartlara uyulmaması surumundasağlık sorunları yaşanabilir. Ambalajın üzerinde üretici firmanın ismi, tarım ve orman müdürlüğünden almış olduğu işletme numarası, üretilen ambalajın hammaddesini gösterir logo, gıdaya uygunluğunu gösteren çatal bıçak logosu bulunmalıdır. Bu bilgileri üzerinde taşımayan ambalajlar gıdanın güvenliğini sağlamakta bize bir garanti vermemektedir.

Hayatımızın her alanında yoğun olarak kullanılsada ambalajları her seferinde ham petrolden elde etmek hem ekonomik değildir hemde çevreye ciddi zararlar vermektedir. Zira geri dönüşüme göndermediğimiz her plastik ambalaj doğaya gitmekte ve doğadan gıdalarımıza geçip bize zarar vermektedir. O yüzden plastik ambalajlarımızı özenle bir arada toplamalı ve geri dönüşüme göndermeliyiz. Tabi ki sadece platik ambalajları değil tüm atıklarımızı geri dönüşüm için doğru şekilde biriktirmeli ve geri dönüşüm noktalarına ulaştırmalıyız.

Gelişmiş ülkelerde bireyler atıklarını cam, metal, plastik ve organik olarak ayırmakta ve uygun toplama merkezlerine bırakmaktadıra böylelikle ham maddeden ürün üretmek yerine geri dönüştürülen malzemeden ürünler üretilmektedir. Böylelikle daha az enerji ve ham madde kullanarak ihtiyaçlarımızı karşılayabiliriz. Unutmayalım plastik atıklarda yeniden geri dönüştürülmektedir.

Ambalajlı Ürünler Alınırken Nelere Dikkat Edilmeli?

Modern dünyamızda oldukça uzun bir süredir nerdeyse tüm gıda ürünlerini ambalajlar içinde satın almaktayız. Bu ürünleri satın alırken sağlığımızı korumak için bir dizi noktaya dikkat etmeliyiz.

Ambalajlı ürünler alınırken nelere dikkat edilmeli?

Dikkat etmemiz gereken diğer önemli noktaları maddeler halinde sıralarsak
– Tavsiye edilen tüketim tarihi veya son tüketim tarihlerine her zaman dikkat etmeliyiz. Eğer dikkat etmezsek bozuk yada bozulmakta olan bir ürünü almış olabiliriz. Marketler skt tarihi geçmiş ürünleri süre dolmadan raflardan kaldırsalarda özellikle süt ve et ürünleri gibi raf ömrü kısa ürünlerde nadirde olsa hatalarla karşılaşabiliyoruz.
– TSE damgalı ürünleri tercih etmeye öndem göstermeliyiz.
– Meyve ve sebzelerin görünümünün mümkün olduğunca taze ve diri olmasına dikkat etmeliyiz
– Süt ürünlerinde orjinal ambalaja sahip ürünleri tercih etmeliyiz.
– Etiket bilgilerini ve özellikle soğuk zincir ile sevk edilen ürünleri mutlaka kontrol etmeliyiz.
– Şişkinlik oluşmuş, yırtığı, çatlağı, deliği olan paketler kesinlikle alınmamalı ve market yetkilisine bildirilmelidir. Bu şekilde deforme ambalaj içinde olan ürün yaşadığı bozulma nedeniyle bakteriler üretmeye başlamaktadır.

Paketli gıda ürünleri zararlı mı?

Ambalaj kodu E250 olan katkı maddesi et ürünleri ve pizza hamuru gibi ürünlerde raf ömrünü uzatmak için kullanılıyor. Bu katkı mammdesi Sülfit duyarlılığı olanlarda baş ağrısı, nefes problemleri, kaşıntı yaratmakta. Çok nadirde olsa Pankreas kanserini yüzde 67, lösemi riskini yüzde 700 oranında arttırıyor. Başta kolon kanseri olmak üzere her çeşit kanseri tetikliyor.

Ambalajın Tarihi

Dünya’da ilk Ambalajlamalar yaprak gibi doğal malzemelerle başlamıştır. 1900’lü yılların başında ise plastiğin keşfedilmesiyle birlikte kâğıt ambalajın yerini alacak ambalaj malzemesi olarak kullanılmaya başlanmıştır. Plastiklerin ambalaj uygulamalarında kullanılması genel olarak 2. Dünya Savaşı’ndan sonra başlanmıştır. Polietilen savaş yıllarında çok miktarda üretilmiş ve savaştan hemen sonra piyasada kolayca bulunan bir malzeme haline gelmiştir. Başlangıçta ekmek ambalajlarında kullanılan yağlı kâğıdın yerini almıştır. Plastik ambalajın sektöründeki büyümesi 1970’li yıllardan bu yana hız kazanmıştır. Plastik ambalaj sektörünün vazgeçilmezi ve tüm sektörlerin kullanmakta olduğu Streç Film ise ülkemizde 90’lı yılların başında üretilmeye başlanmış ve günümüz teknolojisi ve şartları ile daha önceleri kullanılan malzemeler yerlerini, artık kullanımı daha uygun ve ekonomik olan plastik ( Streç Film ) ve cam gibi malzemelere bırakmıştır.

Plastik ambalaj petrol rafinelerinden çıkan çeşitli ürünlerin petrokimya tesislerinde işlenmesi ile elde edilir. Dünya’da üretilen toplam petrolün sadece % 4’ü plastik üretimi için kullanılmaktadır. Plastik üretiminde kullanılan bu % 4 oranının ise sadece % 3’ü plastik ambalaj üretiminde kullanılmaktadır. Plastikler ( Streç Filmler ) hem daha az malzeme ile daha çok ambalaj üretilebileceği için, hem de şekil verme kolaylığından dolayı sektörde daha da tercih edilebilir bir hale gelmiştir.